DuaDenizi.Com Dua Ufkunuz İslami Forum
Kapat
   
©
Daha Kaliteli Hizmet İçin Üye Olunuz
banner
Namaz Vakitleri
Üc Aylara Özel Kur'an-ı Kerim Hatim
banner
Salavat-ı Şerife Kampanyası 2014
banner
Her Girişimizde Bir Salavat-ı Şerife Getirelim
 
 
 
Go Back   DuaDenizi.Com - Dua Ufkunuz | İslami Forum > HAYATA DAİR > Dinimizde Aile ve İş Hayatı > Canım Ailem
Yükleniyor...
 
 
 
  Yeni Konu Ekle        Yeni Cevap Ekle  
 
LinkBack Seçenekler Arama
Ok Çocuğunuzun Başarılı Olması İçin... #1
  Konunun Açıldığı Tarih:  13.Eylül.2011, 16:09
  Bu Konu 2276 Kez Görüntülendi ve 3 Cevap Yazıldı.
Dürri-Yektan Dürri-Yektan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  Yer: Meçhul...
  Konularım: 1
  Mesajlarım: 2
  Aldığı Dua: 0
  Ettiği Dua: 0

Ok Çocuğunuzun Başarılı Olması İçin...

Çocuğunuzun başarılı olması için...
Okuldaki çocuğun başarısı biraz da aileye bağlıdır.. İşte velilerin üzerine düşen görevler
13.Eylül.2011,15:23:23
öğrenci



İlk defa okula başlayacak olan çocuğun korkusu, telaşı ve başaramama duygusu, anne ve baba tarafından, yıllar öncesinden başlayarak, yavaş yavaş giderilmeye çalışılmalıdır.

Okulun, olumlu yönleri, güzellikleri ve okulun insana yapacağı katkılar, çocuğa uygun bir şekilde anlatılmalıdır.

Çocuğu ilk defa okula gönderen aile fertleri, çocuğu korkutacak, telaşlandıracak ve ürkütecek davranışlardan kaçınmalıdır.

Her yüz çocuktan yaklaşık 4-5 tanesi bu tepkisini okul korkusuyla ortaya koyar. Okula gitmek istemez. Zorlanmca büyük tepkiler gösterir. Bu durum okula gidişin ilk günlerinde ortaya çıkabileceği gibi herhangi bir zamanda da ortaya çıkabilir.

Okul fobisinin ön belirtileri:
Bas ağrıları, karın ağrıları, bulantı, kusma hissi, iştahsızlık, keyifsizlik, uyku düzeninde bozukluklar, okul sorumluluklarının yerine getirilmesinde aksamalar gibi davranışlardır.

Bu belirtiler özellikle sabahları ve okul saatlerinde ortaya çıkar ve yoğunlaşır. Bu tabloyu iyi değerlendiremeyen anne-baba ve öğretmenler hatalı tutumlarıyla çocuğun korkusunu pekiştirebilirler.

Okul korkusu olan çocuklar, genellikle aile fertleri tarafından aşırı bir şekilde himaye görmeye alışmış çocuklardır. Her davranışlarında ailenin onayını ve desteğini beklerler. Anneye karsı aşırı bağımlılıkları vardır. Bu tür çocukları okula göndermeden önce bu bağımlılık yavaş yavaş giderilmeli ve ona özgüven verilmelidir.

Anne-babalar, çocuklarıyla ilgili aşırı bir endişe ve başarısızlık duygusu içine girmemelidirler.

Çocuğunuzu iyi tanıyarak "beklenti düzeyinizi' gerçekçi kılabilirsiniz. Aksi takdirde sizin hayal gü*cünüze, kapasitesini bilmediğiniz çocuğunuzu sığdırmaya çalışmanız kimseye yarar sağlamaz. Ebeveynin 'yüksek beklentisi' çocuğun cesaretini kırar. Ebeveyni hayal kırıklığına uğratma telaşı ise, çocukta başarısızlık kaygısına neden olabilir.

Çocuğa yapabileceğiniz en büyük yardım ilgi ve yetenekleri doğrultusunda onu yönlendirmek, ihti*yacı olan desteği (özel öğretmen, kurs vs) ona sağlamak, sorununu çözmede yardımcı olmaktır. Çocuğu, başarılı kardeş ve arkadaslarıyla kı*yaslamak, aşağılamak, yarar yerine zarar getirir.

Bütün bu bilgilerin ışığında, çocuğunuzu olduğu gibi, kendisi olarak görmeyi öğrenin. Kapasitesine ve bireysel özellilerine en uygun öğretim yöntemini (altını çizerek, anlatarak veya özetleyerek çalışma gibi) seçmesi konusunda onu destekleyin.

Anne ve baba olarak geçmiş okul yaşantınızdaki başarılarınızı çocuğunuzun tekrarlamasını beklemek ya da elde edemediklerinizi çocuklarınızı zorlayarak elde etmeye çalışmak, kendinizi tatmin etmekten öte bir işe yaramaz.

Çocuğun, arada bir isyan edip, 'Hayır bugün oturup ödev yapmayacağım' diye bağırışlarından fazla tedirgin olmayın. Fakat bu baş kaldırışlar sürüp gidiyorsa, bozuk bir şey var demektir. Sebebini araştırın.

Çocuğun başarısızlığında, seviyesine uygun sınıfta olmamasının veya arkadaşlarıyla uyuşamamasının önemli etkisi vardır. Eğer mümkünse, başka bir okula, başka bir sınıfa naklettirin. Hazır değilse, çok erken yaşta ilkokula başlatmayın.

Çocuğunuz okulda düşük puanlar alıyorsa, ona evde cezalar vermeyin.

Okuldan "Çocuğunuz ser best davranıyor” gibi bir şikayet gelirse çocuğa kızmayın. Nasıl ateş birhastalıkalametiyse, onun bu davranışı da (hele yeni belirmişse) bir sorunun habercisidir. Araştırın.


Çocuktan beklentilerinizde gerçekçi olun. Her çocuk “pekiyi” veya "teşekkür”, “takdir” alacak ye*tenekte değildir. “Orta” dereceyi de (kabiliyetine uyuyorsa) anlayışla karşılayın.

Okulda puanlar düşük veya hep yüksek kalmaz. Çocuğunuzun derecesi de bazen düşebilir. Fakat yüksekken hep düşmeye başlamışsa bir sorun var demektir. Sorunun ne olduğunu anladıktan sonra çare bulun.

Çocuğunuzun ev ödevlerini siz yapmaya kalkmayın. Bu çok yanlış bir davranıştır.

Çocuğunuzun ev ödevlerini siz yapmaya kalkmayın. Bu çok yanlış bir davranıştır.Çocuğunuzu çok zeki bilmeniz (hele bazı işaretler varsa) tabiidir. Ve bu çocuk kötü karne getirirse hemen “Potansiyelinin altında çalıştı da ondan” hükmünü verip zorlamaya kalkmayın. Belki de onun zekasını abartmışsınızdır.

Çocuğunuzun okulda olan bitenler hakkında her söylediğine hemen inanmayın.


Çocuğun önünde eğitim sistemini ve hocalarını eleştirmeyin.

Çocuğun önünde eğitim sistemini ve hocalarını eleştirmeyin. Ülkemizde 40, 50, 70 kişilik sınıflarda doğru dürüst eğitim yapılmayacağını ve öğretmenlerin çocukla yakından ilgilenemeyeceğini kabul edin.

Çocuğun duygusal sorunlarına yakınlık gösterin. Dertlerini, tasalarını, sevinç ve kuşkularını onunla paylaşın. Duygusal bir bağın oluşmasını sağlayın.

Çocuğun okul sorunlarına ilgi gösterin. Ona yapısına ve kişiliğine göre uygun bir çalışma yeri sağlayın.

Ona karşı gösterdiğiniz sev ginin okul başarısıyla ilişkili olduğunu hissettirmeyin. Yetenekli olduğu konularda başarısını geliştirmeye çalışın.

Çocuğunuzun okulda zorlandığının tek işareti karnesi değildir. Arada bir “yorgunum” demesi, okula karşı ters laflar etmesi, sık sık hastalanması da alarm işaretleridir. Sağlık sorunu yüzünden başarısız oluyor hükmüne varmadan önce, acaba derslerin ağırlığı ve çocuğun kabiliyetine göre fazla zorluğu mu sağlığını bozuyor diye de kendi kendinize sorun. Gene de sağlını tam bir muayeneden geçirin. Göz ve kulak muayenesini hele hiç ihmal etmeyin.

Çocuğunuz parlak zekalı ola bilir ama bu onun illaki olgun oldu ğunun işareti değildir. Zekâyla olgun luk ayrı ayrı gelişir. Onun için zeki olmak, ilkokula erken başlatmak için bir sebep değildir ama anaokuluna vermek faydalıdır.

28 Evde çocuğu, öğrenime heveslendirici bir alan meydana getirin, ama ders dışı özel programlarla onu bunaltmayın. Derslerini ihmal ettirmeyecek düzeydesporyapmasını, eğlenmesini, nefes almasını teşvik edin.


MORAL DERGİSİ




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz! Üye Olmak İçin Tıklayınız...]



Konu Dürri-Yektan tarafından (13.Eylül.2011 Saat 16:14 ) değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla
 
Alt 16.Eylül.2011, 23:51   #2
Berâ bin Mâlik Berâ bin Mâlik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Berâ bin Mâlik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
  Yer: Malatya/Elazığ
  Konularım: 2675
  Mesajlarım: 3.107
  Aldığı Dua: 583
  Ettiği Dua: 79

Standart Cevap: Çocuğunuzun Başarılı Olması İçin...

Emeğinize sağlık...


Berâ bin Mâlik üyemizin imzası
Derdimi Dinledim, Derdimden İğrendim; Onun Derdini Gördüm, Derdime İmrendim.
Düne, ßugüne,Yarına '' Hamd '' Olsun.!

  Alıntı ile Cevapla
 
Alt 22.Eylül.2011, 22:09   #3
Dürri-Yektan Dürri-Yektan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  Yer: Meçhul...
  Konularım: 1
  Mesajlarım: 2
  Aldığı Dua: 0
  Ettiği Dua: 0

Standart Cevap: Çocuğunuzun Başarılı Olması İçin...

Teşekkür ederim...


  Alıntı ile Cevapla
 
Alt 28.Eylül.2011, 16:03   #4
Esila-Ecrin (EBRUM) Esila-Ecrin (EBRUM) isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Esila-Ecrin (EBRUM) - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
  Yer: AĞRI/DOĞUBAYAZIT
  Konularım: 161
  Mesajlarım: 1.934
  Aldığı Dua: 1229
  Ettiği Dua: 1045

Standart Cevap: Çocuğunuzun Başarılı Olması İçin...

Çocuğunuza Nasıl Davranmalısınız ?

Çocuğunuza örnek olunuz:

Çocuklarınızın belli davranışları için anne-baba olarak değişik davranış göstermeyiniz, aynı şekilde davranınız. Mesela “biri konuşurken sözünün bitmesini bekle ve bittikten sonra konuş” dedikten sonra siz kendiniz biri konuşurken sözünü kesiyorsanız, böyle bir istekten sonuç bekleyemezsiniz. “Çocuğun istenilen davranışı edinmesi için ana-babanın anlatması, daha sonra göstermesi ve örnek olmasının uygun olduğu söylenebilir. Çocuğun bir beceriyi kazanabilmesi için ona sorumluluk vermek, başarısını desteklemek, yanlışına aşırı tepkiler göstermeden düzeltmek uygun olacaktır”.

Eleştiriden kaçınınız:

Çocuğunuzu sık sık eleştirmeyiniz. Hele bunu başkalarının yanında yapmayınız. Onun aşağılık duygusuna kapılmasını önleyiniz. Siz bile eleştirilmekten hoşlanmazken, çocuğunuza benzer davranışları göstermeyiniz. Mümkünse kimsenin olmadığı bir anda yanlış gördüğünüz durumu çocuğa uygun bir dille anlatınız. Beğenmediğiniz, hoşunuza gitmeyen yönleri kadar, beğendiğiniz takdir ettiğiniz taraflarını da söyleyiniz. Onun kendine güven duymasını sağlayınız. Çocuklarınız arasında asla ayrım yapmayınız. Çocukları kıskandırmayınız. Hepsine sevgi ve ilgi gösteriniz.

Sabırlı olunuz:


Çocuklarınıza karşı sabırlı, soğuk kanlı ve anlayışlı olunuz. Doğal olarak onlar hata yapacaklardır. Kusurları ve kötü hareketleri olacaktır. Çocuklar düşündüğünüz, istediğiniz gibi tavır ve davranışlar göstermiş olsalardı ailede ve okulda eğitim denilen şeye gerek kalmazdı. Bunun yerine çocuğunuzun çalışma programı yapmasına, uygulamasına yardımcı olunuz. “Gerçek bir çocuk olması için çocuğumuzun tek ayak üzerinde zıplaması gerekmez, o aynı zamanda çocuktur. Yalnız yetişkinlerin sözlerini ve davranışlarını alan çocuklar sahte çocuklar’ dır. Çocuk, yaşamın önemli sorunları üzerine düşünürken bir yetişkin gibi açıklamalar yapmak zorunda değildir; deney ve bilgi eksikliği olduğu için o bunu, kendine özgü bir şekilde yapar”.

Evde eşimizle yaşadığımız sorunlar çocuğumuzu nasıl etkiler ve onun etkilenmemesini nasıl sağlarsınız?:

Çocuklar önünde yapılan tartışmalar, kavgalar onları mutsuz, güvensiz ve endişeli olmalarına neden olur. Sorunlarınızı yanında konuşmayınız, mümkün olduğunca münakaşa etmeyiniz. (Bu konuda T.V.’de izlediğimiz çocuklar duymasın dizisindeki ailenin kavgalarını çocuklar önünde yapmayıp mutfakta yapmasını örnek alabilirsiniz). Ama bu durumda çocuğunuzun içine kapanması, sizlere açılamaması, ne olacağız korkusu, aşırı hayalperestlik gibi olumsuz sonuçlara da neden olabilir. Bunun için en etkili çözüm bir aile terapistine danışmak ve sorunlarınıza çözüm bulmaktır.

Çocuğunuzun her istediğini yapmalı mısınız?:

Çocuğun tüm arzularının yerine getirilmesi ona her istediği şeyi yapabileceği, elde edilebileceği kanısının verilmesi veya tam tersi isteklerinin çok sınırlandırılması, hiç yerine getirilmemesi çeşitli uyumsuz davranışlar geliştirmelerine neden olacaktır. Bu konuda titiz olunuz. Her istediğini alamayacağını ona öğretin. İstediği şeyleri belli davranışları gösterdikten sonra alabileceğini kabullendirin. Örneğin: Çocuğunuz okuldan geldi ve dışarı çıkmak istiyor. Ödevlerini bitirdikten sonra dışarı çıkabileceğini ona kabullendirmelisiniz. Eğer önce dışarı çıkmasına izin verirsek. Eve geldiğinde ödevlerini yapmayacaktır. Bunun dışında bilgisayar gibi büyük bir isteği olabilir. Eğer ailenin durumu bunu almaya uygun değilse bunu çocuğunuza uygun bir dille anlatabilmelisiniz. Veya alabilecek durumdaysanız; ona bir şeyi gerçekleştirdikten sonra (Örneğin bu sene taktir getirmek, Anadolu liseleri sınavını kazanmak, üniversitede herhangi bir bölüme yerleşmek gibi) bunu alacağınızı söyleyerek çocuğunuzu bu doğrultuda motive ermiş olursunuz. Bu durumda çocuğunuz bazı şeyleri elde etmek için; yerine getirilmesi gereken sorumluluklar olduğunun farkındalığını kazanacaktır.

Dayak çözüm müdür?:

“Çocuğa güç ve otorite kullanarak bir şeyler öğretmeye çalışan ana-babaların dargınlık, kırgınlık, gözyaşı ile karşılaşmaları kaçınılmazdır. Ana-babalar bir şey öğretmek için güce başvurduklarında etkilerini yitirdiklerinin ayırtında değillerdir”. Dayak hiçbir zaman çözüm değildir. Dayak, o an için bir çözüm gibi gözükebilir. Ama bu daha sonra farklı sonuçlar doğurabilir. Çocuğunuz evden kaçabilir, intiharı seçebilir veya çocuğunuz üzerinde kalıcı davranış bozuklukları, anksiyete, paranoya gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir..

“Çocuğa yıldırma, sindirme ve korkutma gibi yöntemler dayaktan daha ağır gelmektedir. Anne “seni sevmeyeceğim” veya “ başka kardeş alırım” gibi sözlerle çocuğu korkutarak, uslu durmasını sağlamaya çalışmamalı, çocuğa “beni üzersen veya yaramazlık yaparsan ölüveririm, sen de tek başına kalırsın” gibi acındırma sözleri söylemek dayaktan bile ağırdır. Gene dayaktan ağır diğer bir yöntem ise çocuğa küsmektir”. Çocuklarınızı korkutmayınız. Fazla baskılardan, bedeni cezalardan, olmayacak sınırlamalar koymaktan kaçınınız. Bunlara özellikle dikkat ediniz

Harçlıklar konusunda ne yapmalıyız?:

Çocuğunuza yeteri kadar harçlık veriniz. Bu para ne az ne de çok olmalıdır. Çünkü az verilen veya verilmeyen para çocuğu, kıskançlık, hırsızlık gibi davranışlara itebileceği gibi; çok verilen para da sigara gibi kötü alışkanlıkların yanında “atari salonlarına” da gidiş oranını artırabilir. Harçlığını mümkünse önce günlük olarak veriniz. Daha sonra bunu haftalık ve aylık yapabilirsiniz. Bunu yaparken çocuğunuzun ihtiyaçlarını göz önüne alarak harçlığını niçin verdiğinizi ona açıklayınız. Böylelikle kendisini yönetmesini öğrenecek ve sorumluluk kazanacaktır.

Çocuğunuzun arkadaş seçimi konusunda ne yapabilirsiniz?:

Çocuğunuzun özellikle okul dışındaki arkadaşlarını kontrol ediniz. İçinde bulundukları yaşlarda arkadaş çocuğunuz için çok önemlidir. Arkadaşı olmasına, iyi arkadaş seçmesine yardımcı olunuz. İyi ve kötü arkadaşın ne anlama geldiğini, ona neler kazandırabileceğini uygun bir dille, çocuğunuzu eleştirmeden, sıkmadan çocuğunuza anlatınız. Kötü arkadaşın kazandıracağı zararlı alışkanlıklar konusunda çocuğunuzu bilinçlendiriniz ve öğretmenlerinden çocuklarınızın bilinçlendirilmesini isteyiniz. Çocuklarınızın zararlı alışkanlıklar edinmesine engel olunuz. Onların zararlı alışkanlıklara karşı duyarlı olmaları konusunda üzerine düşeni yapınız.

Çocuğunuzun Ders Çalışmasını Nasıl Sağlayabilirim ?


Öncelikle evde çocuğunuza rahat bir çalışma ortamı hazırlayınız. Çocuğunuzun evde ders çalışmasını kontrol ediniz. Ancak sürekli şekilde “dersine çalış” ikazı olumsuz etki yapmaktadır. Ona güvendiğinizi belli ederek uyarınız.

Çocuklarınızı aldığı notlardan dolayı suçlamak yerine; iyi notların yanında zayıf not almasının da normal olduğunu ve çalışmakla durumunu düzeltebileceğini telkin ediniz. “Düşük notla değerlendirile çocuğun, kendisi en önemli kişiler olan anne-babası tarafından olumsuz olarak değerlendirildiğini duymak istemeyeceğini, ana-babalar sağ duyuları ile anlamalıdır. Böyle zamanlarda çocukların eleştiriye değil, ilgiye, şefkate gereksinimleri vardır”. Ders çalışırken, çocuğunuzu ev işi, çarşı, pazar işi için rahatsız etmeyiniz. Dersleri bittikten sonra bu isteklerde bulununuz. Sırf bu işlerde kullanmak için çocuğunuzu okula göndermezlik etmeyiniz.

Çocuğunuzun Televizyon İzlemesini Engellemeli misiniz ?

“T.V. eğitici, öğretici ve eğlendirici bir araç olarak sınırsız olanaklara sahiptir. Anne babalar T.V.’den korkmamalı, ancak izlenecek süreyi ve programları seçmelidirler”. Bu nedenle T.V. izlemede çocuğunuza seçici olma alışkanlığı kazandırınız. Sürekli TV izlemek çocuğunuzun başarısını olumsuz yönde etkiler. Ancak bunu zor kullanarak değil ikna ederek gerçekleştiriniz. “Bir başka sorun da ödevle T.V. izleme saatinin ayarlanmasıdır. Anne baba T.V.’de çocuk programı olan saatleri bilmeli, çocuğu çizgi filmlerin gösterildiği saatlerde ödev yapmaya zorlamamalıdır”.

Kaynak :

ALTINKAYNAK, Sevin (2004), “Çocuk Eğitimi Ailede Başlar”,

G.,Thomas, “Etkili Öğretmenlik Eğitimi” , Sistem yayıncılık,

A.,Füsun, “İlköğretimde Sosyal Becerilerin Geliştirilmesi” M.E.B. Yayınları,

Ö., Elanur. “Çocuğunuz ve Siz”. Medya Print Yayınları,

K., Janusz, “Bir Çocuk Nasıl Sevilmeli”. 1.Baskı, Ütopya Yayınevi, 2001,

Y., Atalay, “Çocuk Ruh Sağlığı”. İş Bankası Yayınları.


Esila-Ecrin (EBRUM) üyemizin imzası
"Ben, Allah'tan başka bir ilah bulunmadığına, Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehadet edip, namazı dosdoğru kılıncaya ve zekatı hakkıyla verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıkları takdirde, kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar, İslam'ın gerektirdiği haklar ise bunların dışındadır. Onların gizli hallerinin hesabı Allah'a aittir." [1]
  Alıntı ile Cevapla
 
  Yeni Konu Ekle        Yeni Cevap Ekle  

Anahtar Kelimeler
basarili, başarılı, Çocuğunuzun, cocuunuzun, olmasi, olması, İçin, İçin...


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:42.
DuaDenizi.Com tested by McAfee Security
isminiz@duadenizi.com
gibi msn adresi istiyorsanız
DuaDenizi.Com tested by McAfee Security

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7 . Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO
DuaDenizi.Com - Dua Ufkunuz | İslami Forum
Tasarım : İsmail Güneş - www.ismailgunes.web.tr

5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
İhbar için lütfen admin@duadenizi.com adresine mail atıınız.

islam ekseni | İslami Radyo | İslami Radyo Dinle | İyitoplist.Com